Turkey
İnci Okumuş
Turkey
Şair- Yazar / İşletmeci, 1971 yılında Kahramanmaraş'ta doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni Doktora derecesiyle tamamladı. Alanında Doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Hâlen İnşaat sektöründe kurduğu firmada Genel Müdür olarak görev yapmaktadır. Profesyonel yazı hayatına 1988 yılında başladı. Alanında birçok ödülleri bulunan İnci Okumuş, aktif yazı hayatına devam etmektedir: Hürriyet GAP, Milat vb ulusal gazetelerde makale ve denemeleri; Dolunay, Gençliğin Sesi, Seviye, Milli Kültür, Yeni Ufuk, Güneysu, Külliye, Tebessüm, Harman ve Esma‘ül Hüsna vb kültür, sanat ve edebiyat dergilerinde şiirleri yayımlanmıştır. Ulusal alanda düzenlenen Geleneksel Dolunay Şiir Şöleni etkinliklerinde tertip komitesinde yer almış, ulusal şiir yarışmalarında jüri başkanlığı görevlerinde bulunmuştur. Yayınevi sahibidir. Evli ve iki evlat annesidir. Şiir alanında neşrolunmuş iki adet ve neşriyata hazır üç adet eseri bulunmaktadır: Eserleri; Düğün Gönle Kurulur ( Dolunay Yayınları 1999), Aşkın Elif Hâli (Kumrum Yayınevi 2013) Türkiye Yazarlar Birliği, K.Maraş Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği ve TOBB KAGİK Başkan Yardımcılığı görevini yürütmektedir.

Acı Bir Şarkıdır Göç, Dilleri Kanatan…

Duvardaki çatlaklar gibidir artık zaman Sızar durur baharsız dağlardan Birbiri üstüne devrilir ikindiler Bir ıstırap şelâlesi akar dudaklardan Acı bir şarkıdır göç, dilleri kanatan… Terk ediş bir istasyondan değildir artık Uğurlayanı olmaz bu uğursuz gidişlerin Solgun, bedbaht ve kimsesizdir yarınlar Sesi silinmiş ağıtlarda, izi kalır gülüşlerin Suskun bir haykırıştır göç, yürekleri acıtan…

Yollar kötürüm olur geçtiği yerde Yürekler bir yaprak gibi dökülür Göçenler derde kalır göçtüğü yerde Hüzünler bir yağmur gibi sökülür Fışkın bir ateştir göç, canları yakan…

Şu göçte böyle aktığına bakma sen gözlerin Kör bir kuyu gibi içimize bakar kanayan yaralar Her nefeste kaynar kıyametin isyanları Bir hançer gibi saplanıp durur hatıralar Veremli bir hasrettir göç, geçtikçe inleten…

Şu ıstırap ülkesinden başka Varacak yerleri mi var, göçmen kuşların? Zifiri her kaçışta, kim tutabilir hesabını Yürekten yüreğe vuran kışların? Savuran bir rüzgârdır göç, kendi başını yitiren… Tarihin zalim yüzündedir şimdi o kara mühür Kalanlar kalır, göçenler mahzun göçer bu yüzden Kendi kalbine basa basa yürür her mağlup Bir yıldız gibi kayar  ve söner, hüzünden Çaresiz bir türküdür göç, her nefeste yakılan…

Kışın ayazı gibidir artık zaman Vurup geçer baharsız dağlardan Birbiri üstüne devrilir şu gök kubbe Bir ıstırap şelalesi akar dudaklardan Acı bir şarkıdır göç, dilleri kanatan…